Zeynep Özer
Çılgın, deli, uçuk, kaçık, karmaşık, durgun, akıllı, düzgün, güzel, çirkin. Kim nasıl tanımlıyorsa benim/senin öyle olmadığına... Hayalci.
1 Ekim 2015 Perşembe
Seslenmelerimi duyuyor musun?
umutsuzluğa kapılmak için doğru an var mıdır? ya şuan, doğru an mı? yeri, zamanı fark eder mi? aslında öyle kötüyüm ki, öyle tükenmiş ve bitmek üzere bir bekleyişe girmişim ki! ne kadar sesim de çıksa, gülsem de sen yokken olan her şey saçma.ne mi istiyorum? umudumu kaybetmememi sağlamanı... senin var olduğunu kanıtlamanı. 'varım ben, beni bekle' de mesela. bilmiyorsun ama ben beklerim, geleceğini bildiğim gibi beklerim. zaten ne yapıyorum ki? mal gibi de bekliyorum işte, sen ses etmesen de ben seni bekliyorum! ama umudumla anlaşmazlığa düşmekteyiz. boşu boşuna bir umut selinde ilerliyorsun diyor bana her ses. sen yoksun değil mi? sen varlığımı unutmuşsun belki de. bir yanım umudu olmasa bile saklıyor bekleyişini. bırakmak, pes etmek istemiyor. ona göre değil çünkü, ona göre değil sevmeleri bırakmalar. küçük bir umudu bile saklamalar... ben bu kadar haykırırken sen nasıl oluyor da susuyorsun? ben nereden alacağım umudumu? nasılım biliyor musun? neler yapıyorum? o kadar susmuşken, konuşmaya tereddüt etmeyeceksin değil mi? belki de sen her kimsen beni gelip bulmayacaksın, belki de senin hayatındaki açılmayan bir sayfayım ben. ve ben açık sayfa için umut ediyorum. salaklık değil mi bu? belki de yok olmuş bir aşka bel bağlıyorum. peki hiç bilmediğin bir beni özlüyor musun? sana gizliden seslenmelerimi duyuyor musun? tükenmeyen umudumu duysan acaba ne derdin? söylesene saplantı mıyım ben? sence zaman beni sana getirecek mi? tüm bunları bir köşeye atmak istesem ben beni mi bırakmış olurum? söylesene! kolay mıdır?
Zeynep Özer
Zeynep Özer