Son bir haftadır bir şeyler yapmam gerektiğini biliyor ama ne olduğunu bulamıyordum. Sanırım bu süreç bloga can vererek geçecek. Ve bir değişiklik yapıp günlük tarzında kullanacağım burayı.
Beni yakından tanımayanlar için şuan Portekiz/Madeira adasında bir evs projesinde gönüllülük yapıyorum. 2. ayımın bitmesine 9 günüm, projemin sonuna ise 8 ayım var. Sizi buraya davet etmeyi canı gönülden iterim gerçekten. İstanbul'dan sonra sakinliği, kimsenin gözlerini üzerinizde hissettirmeyen tatlımsı bir huzur arası diyebilirsiniz buraya.
Mavi adını verdiğim bir defterim var, normalde bunları ona yazmış hatta ona anlatmıştım. Açılması gereken süreci başlıyor defterimin demek ki.
7 Mart'ta akşam 20.00 sularında telefonum çaldı. Arayan Faruk beydi, evet ama o an bilmiyordum. Telefonu açtığımda 'Merhaba, ben Faruk ..., Evs projesine başvurmuşsun bunun için aradım.' Eve doğru yürüyorum, kafam dağınık, Tüyap'ta 4 günlük bir işe gidiyordum o gün de onlardan biriydi.
Aklımda Faruk beyin kim olduğunun cevabı vardı ama projenin konusunun cevabı yoktu. 2017 haziranda mezun olup sıkıca İngilizceye başladığımdan bu yana bana uyan her projeye başvurmuştum. Evet Faruk bey aracılığıyla olanlar 2 tane ama ne haber konudan. Yaklaşık 3 aydır paket almıyor, dışarıda internetten uzak zaman geçiriyordum. Ki bu ingilizce zamanlarımda neredeyse 3 saat yolculuk yapıyordum.
Yani açıp mailime gelen Skype davetinin konusu olan projeye bakamıyordum. Faruk beyle 20 dakika kadar konuştuk ve kapattığımda aklımda kalan herşeyin benim için iyi olduğunu, benim tarafımdan baba iknası hariç bir konu olmadığıydı. Hızlı yürüyorum şükür diyerek eve vardım. Evde sadece ablam ve annemin olması da ayrıyeten güzellik dolu şeylerdedi.
Size bu olanların olduğu hafta gökyüzünde neler olduğunu söylediğimde benim kehanetlerimin bulutlar ve tüyler ve sayılar aracılığıyla bana haber verildiğini anlayacaksınız.
İşe başladığım hafta ilk sabah metrobüsün son durağına gidiyorum ve sabahı ayrı güzel bulutlarla, akşamı apayrı. Her gün ah nerede benim kameram diyerek başlayıp bitirdim! Ben ne zaman bulutlardan etkilensem çok güzel bir şey oluyor hayatımda. Dikkat edin belki size de bazı sürprizler veriyordur bulutlar, evren. Sanırım işaretlere ve göstergelere kapalı bir bünyede yaşıyor, yaşatılıyoruz.
Kendimi işaretlere açacak biraz zaman ayırdım kendime. Sizinle başka bir şey daha paylaşacak olursam. 2 ay dolmadan Türkçeyi unuttuğum uyarılarını alıyorum. Ama bilmelisiniz ki ben yazı dilimden mütevellit çarpık konuşuyorum zaten. En yakınlarımın bunu bildiği gerçeği de süper.
Kehanetlerinizi görmeniz, duymanız, hissetmeniz dileğiyle.