Sen yokken attığım adım cansız,
Güldüğüm anım pervasız.
Sen yokken sevdiğim insan pervasız,
Gittiğim yok susuz.
Kurduğum hayal toz bulutunda,
Tuttuğum el çok uzaklarda,
Canımı acıtan da uzakta,
Can katan da, sen yokken.
Sen yokken yıldızlar kıpırtısız,
Kalemim yargısız,
Defterim dayanıksız,
Kelimelerim yararsız sen yokken.
Balonlar boşuna uçuyor,
Günler öylesine gelip gidiyor,
Bakışmalar anlamını yitiriyor,
Parmaklarım sadece hüznü yazıyor sen yokken.
Sen yokken sayılar 3'e kadar,
Çocuklar parklarda sessiz.
Şehirler kıpırtısız, sakin,
Yanımdakiler kimsesiz sen yokken.
Kalbim aşka uğramıyor sen yokken,
Elim saçımı taramıyor,
Tenim kokuları kabul etmiyor,
Giysiler şatafatı korumuyor sen yokken.
Sen yokken okuduğum kitap olaysız,
Geçen saat anlamsız,
Sokaktaki amca parasız.
Bütün küfürler yalız sen yokken.
Penceremde kuşlar yok sen yokken,
Sessizliğime kelimeler yetmiyor,
Yazdıklarım anlaşılmıyor,
Yaşamımı başkaları yönetiyor sen yokken.
Sen yokken içtiğim çorba tatsız,
Baktığım resimler yapayalnız,
Gezdiğim yer anlamsız,
Ruhum kifayetsiz,
Bedenim sevgisiz sen yokken.
Zeynep Özer
Çılgın, deli, uçuk, kaçık, karmaşık, durgun, akıllı, düzgün, güzel, çirkin. Kim nasıl tanımlıyorsa benim/senin öyle olmadığına... Hayalci.
28 Ağustos 2014 Perşembe
Yeter Ki Sen Benimle Kal
Tek düşündüğü sen isen kalemin,
Söyle yazabilir mi sevinci?
Bağlı kalmışken ölüme,
Nasıl da gidebilir bir zalime.
Sırça köşkü bile atmışken kefene.
Bırakabilir mi seni söyle?
Ortasından git yağmurun,
Çamurların nazını çek,
Yollar erisin gözünde,
Yeter ki sen benimle kal.
Unutsun gözlerin benden olan,
Ne ki kötü anı varsa..
Gölgen olup aksın savaşı,
Ne ki benden sana ne kadar aşk varsa.
Eğer yoksa sözü kaleme gözlerinin,
Ne olur unutma beni.
Bir ikindi ezanında çık pencereye,
Sana olan dualarımı dinle.
Ne olur gitme hayallerimden!
Daha doğrusu gelme yalnızlığımdan öte yana!
Gelme sesime tını uçurmayacaksan.
Gelme düşüme düşünü katamayacaksan.
Zeynep Özer
Söyle yazabilir mi sevinci?
Bağlı kalmışken ölüme,
Nasıl da gidebilir bir zalime.
Sırça köşkü bile atmışken kefene.
Bırakabilir mi seni söyle?
Ortasından git yağmurun,
Çamurların nazını çek,
Yollar erisin gözünde,
Yeter ki sen benimle kal.
Unutsun gözlerin benden olan,
Ne ki kötü anı varsa..
Gölgen olup aksın savaşı,
Ne ki benden sana ne kadar aşk varsa.
Eğer yoksa sözü kaleme gözlerinin,
Ne olur unutma beni.
Bir ikindi ezanında çık pencereye,
Sana olan dualarımı dinle.
Ne olur gitme hayallerimden!
Daha doğrusu gelme yalnızlığımdan öte yana!
Gelme sesime tını uçurmayacaksan.
Gelme düşüme düşünü katamayacaksan.
Zeynep Özer
26 Ağustos 2014 Salı
Korkuyorum Hayat...
Her zaman konuşsun istiyorsun sen ve o susuyor. Sanki daha harcanacak kelimeleri yokmuş gibi susuyor. Zamanı düşünüyor belki, ne olacak diye soruyor belki... Kim bilir ama susuyor işte. Ya sen? Sen ne biliyorsun? O ne hissediyor onu biliyor musun?Korkuyorum hayat beni sevmeyenle bir yaşam sürmekten, birilerini kendimden bıktırmaktan, sevgisiz kalmaktan korkuyorum. Acılarımı alıp bir köşeye öylece koyamıyorum. Suskunluğumu dağlara haykırıp yapmak istediklerimi gerçekleştirememekten korkuyorum. Hayat bittiğinde gözümde hasret kalmasından korkuyorum. Bilinmezlik çukurunda olmaktan yalnızlıktan korkuyorum. Zamana karşı koyamayıp tek kalmaktan, çocuk sevgisiyle yaklaşıp karşılık bulamamaktan korkuyorum.
Bana öyle geliyor ki bir insan beni sevemez. Sanki dünyada kim 'sevme' diyorsa parmaklar beni gösteriyor. Sanki tüm laflar git anlamına, sus anlamına geliyor. Korkuyorum hayat daha fazla yalnız kalmaktan, paylaşamamaktan korkuyorum. Her anına şahit olabileceğim bir insan olamamasından korkuyorum. Zamane olayları arasında aşkın beni es geçmesinden korkuyorum. Korkuyorum hayat beni seven birinin her an beni bırakıp gidecekmiş gibi durduğu o içimdeki histen korkuyorum. Seni seviyorum denmeyecek biri olmaktan korkuyorum. Sanki içimde bir şey var o bana sen sevilmez diyor, ondan korkuyorum hayat. Yalan onlar diyor, ki ben o sesi susturamıyorum. Kimselere derdimi açamıyorum. Suskunluğumu bozamamaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat günler böyle hızlı geçerken ben sevilmemekten, yalnız bırakılmaktan korkuyorum. Yolculuklarda yalnız kalmaktan, gelmeyen yazılarının ardından baka kalmaktan, hep terk edilme duygusuyla yaşamaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat elimden tutup bırakmayacak birisinin olmamasından korkuyorum. Beni sevmeye değer bulacak biri olmaması ihtimalinden korkuyorum. Sabahları bıkmadan beni düşünerek uyanacak birini düşünememekten korkuyorum.
İçimden geçenleri gözlerimden anlayacak biri olmamasından korkuyorum. Sevdiğini söylemeyen, susan biri olmaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat yalnızlığın temeli atmaktan, oraya tıkılı kalmaktan korkuyorum. Akışa meydan okuyamayıp debelenmekten korkuyorum. Sır gibi kalacakmışcasına görünmez olmaktan korkuyorum. Hayat korkuyorum sensiz bir rüyadan. Korkuyorum sesimi duyuramadan yok olmaktan. Korkuyorum hayat sevdiğim insanların beni unutmasından, bir günlük bir sevgiyle sevilmekten korkuyorum. Yırtık bir kağıt parçası gibi uçup gidecek bir aşka hapsolmuş olmaktan korkuyorum. Sızıp bir nehirde boğulmaktan korkuyorum. Eninde sonunda elimde avucumda sadece maddiyat olmasından korkuyorum. Susuz kalıp ölmekten değil, elimi tutup kalmam için dua edecek birinin olmamasından korkuyorum. Birisi çıkıp gülüşlerimin altındaki hüznü fark edemeyecek diye korkuyorum. Yapayalnız kalıp kitaplara yeni anılar bulamayacağım diye korkuyorum. Kalemimin ucunu kırıp, kelimelerimi bile unutacağım diye korkuyorum. Korkuyorum hayat sen kal diyen birinin olmamasından korkuyorum. Her an aklında olacağım, zamanı ben olacağım biri olmamasından korkuyorum. Yalnızlığa serenat yapacak tek kişi olacağımı duymaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat her gün azıcık bile olsa bir sevgiyle kapım çalınmayacak diye korkuyorum. Korkuyorum hayat çalan her zilde aşkı duyamamaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat atılan her adımda mutluluğa gidememekten, yazdığım her kelimeyi aşkla okuyacak bir yegane varlıktan uzakta olmaktan korkuyorum. Gözlerime her baktığında kendini görecek, o bana bakıyor diye kalbim bir b'aşka atamayacak diye korkuyorum.
Sessizliğimde benimle ağlayacak bir çift gözü bulamamaktan korkuyorum. Kışın soğuğunda ısınmayı bahane edip sarılacak bir yüreğe ait olamamaktan korkuyorum. Okuduğum kitaptaki sevdayı, sevdamla altüst edememekten korkuyorum. Dinlediğim her müzikle bana daha iyi gelecek birinin yanımda olamamasından korkuyorum. Merak edip araştıracak birine rast gelememekten korkuyorum. Düşümdesin dediği an yanımda olmamasından korkuyorum. Korkuyorum hayat başkalarının bana acımasından değil, kendime acıyor olmaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat dürüst olamayan senden, kalbime acıyı emanet edip gitmenden korkuyorum. Konuşmak için bahanelere sarılacağım birinin gözünden kaçmış olmaktan korkuyorum. Başak tarlalarında koşarken ağlıyor olmaktan, özlenecek biriyle sarılmıyor olmaktan korkuyorum. Bir gün gelip fotoğraflara baktığımda yanımda oturan birini görememekten korkuyorum. Korkuyorum hayat tükendiğim gün beni tutacak bir el olmamasından korkuyorum. Korkuyorum hayat uzak duruyor olmasından, yakınlarda ufkun olmamasından korkuyorum. Korkuyorum hayat lakap takacak, gıcıklık yapacak, fısıltılarla konuşacak birine uzakta kalmaktan, kalbime yerleşmeden gitmesinden korkuyorum.
Tınısını bile bilmediğim bir yerde dolaştığımda tereddüt etmeden bakacağım bir çift göz olmamasında korkuyorum. Korkuyorum hayat sırf ben öyle yaptım diye olamayacak bir şeyle karşı karşıya gelmekten korkuyorum. Korkuyorum hayat susuzluğumla baş edecek bir ilacımın olamamasından, benim için gözlerini yoracak, bekleyişlere gebe kalacak birinin yanımdan geçip gitmesinden korkuyorum. Susup susup konuşan biri olduğumda beni dinlemeye can atacak bir kulağa seslenememekten korkuyorum. Korkuyorum hayat elim ayağım tutmazken beni kimseye muhtaç etmeyecek biri olmamasından, adı konulmamış tartışmaların bitireceğinden korktuğum bir aşka sahip olamamaktan korkuyorum. Hayat gezdiğim tüm sokaklarda onu görememekten korkuyorum. Korkuyorum hayat bilmeden kim olduğunu, yaşamadan onu ölüp gitmekten korkuyorum! Korkuyorum hayat sorulan sorulara hep aynı cevapları sıralıyor olmaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat yazdıklarımı okuyanların onları yazdığım birinin olmadığını öğrenmelerinden. Seviyor dediğim zamanlarda yanılmış olmaktan korkuyorum. Karşıma o kişinin çıkmamasından korkuyorum! Hayat kalbimin ritminin hep üşengeç kalmasından korkuyorum. Korkuyorum hayat içtiğim suda, yazdığım cümlede, yediğim yemekte, yürüdüğüm yolda yalnız olmaktan korkuyorum. Korkuyorum hayat sesimi sadece benim duyuyor olmamdan. Hayat öyle korkuyorum ki! Bir gün gelip yalnız öldüğümü öğreneceğim o andan...
Zeynep Özer
21 Ağustos 2014 Perşembe
Bir insan sadece sevebilir aslında.
Benliğini bilmeyen bir insan yoktur aslında. Benliğini tanımlamaya korkan insan vardır. Zamana laf edemeyen kendine kusur için yol açan insan... Bir insan sevgiye aç kalır mı, hemde sevildiğini bile bile? Bir insan sadece hala tanıyıp tanımadığını bilmediği birinin özlemini çekebilir mi?
Yokluğuna vedalar edebilir mi? Hep geldi sanıp nasılda ters düz olabilir siz hiç bilir misiniz?
Ona uğramadan giden rüzgar gibidir aşk ne gelir ne gelenle haber eder. Sessizdir hiç kimseye olmadığı kadar, nankör ve yalancıdır,
Kısa kısa sevdalara bölmüştür kendini ve hep yarısına ulaşılamadan yok etmiştir.
Kimseye gerçek yüzünü göstermemiş bir aşktır o. Sanki o, bir insan için bir sürü sahte aşk seçmiş ve bir süre sürecek diye bir güzel kandırmıştır.
Bir insan aşka isyan edebilir mi, varlığı yokluğu hiç bir olurluğu belli olmayan aşka? Zamanı göstermeyen sevdayı belli ettirmeyen aşka... Bir insan sevebilir mi aşk sandığı gözdeki insanı.
Sonra; öğrenmese de açık açık söylenmiş kadar koyar mı aşksızlık insana siz hiç bilir misiniz?
Sonu olmayan bir yoldan daha beter değil midir ki sevgisizlik? Seviliyor musun bunu bilmemek harap etmez mi asıl insanı? Bir insan ne yapabilir ki kör kalmış bir insana?
Suçlarını dökebilir mi meydana mesela? Sevgisini ilan edebilir mi yollara?
Bir insan sadece sevebilir aslında.
Zeynep Özer
Yokluğuna vedalar edebilir mi? Hep geldi sanıp nasılda ters düz olabilir siz hiç bilir misiniz?
Ona uğramadan giden rüzgar gibidir aşk ne gelir ne gelenle haber eder. Sessizdir hiç kimseye olmadığı kadar, nankör ve yalancıdır,
Kısa kısa sevdalara bölmüştür kendini ve hep yarısına ulaşılamadan yok etmiştir.
Kimseye gerçek yüzünü göstermemiş bir aşktır o. Sanki o, bir insan için bir sürü sahte aşk seçmiş ve bir süre sürecek diye bir güzel kandırmıştır.
Bir insan aşka isyan edebilir mi, varlığı yokluğu hiç bir olurluğu belli olmayan aşka? Zamanı göstermeyen sevdayı belli ettirmeyen aşka... Bir insan sevebilir mi aşk sandığı gözdeki insanı.
Sonra; öğrenmese de açık açık söylenmiş kadar koyar mı aşksızlık insana siz hiç bilir misiniz?
Sonu olmayan bir yoldan daha beter değil midir ki sevgisizlik? Seviliyor musun bunu bilmemek harap etmez mi asıl insanı? Bir insan ne yapabilir ki kör kalmış bir insana?
Suçlarını dökebilir mi meydana mesela? Sevgisini ilan edebilir mi yollara?
Bir insan sadece sevebilir aslında.
Zeynep Özer
13 Ağustos 2014 Çarşamba
Zaman
Çevir zamanı şimdi baştan aşağıya,
Bilmem kaçıncı üzüntünü kurut sonbaharla.
Görünmeyen çizgiler yarat hayalinde,
Devam et belki bir gün bulursun yine.
Farz et tükendi göz bebeğin,
Kabul et bitti sığdırmaya çalıştığın kelimelerin.
Şimdi sen sus söylensin hatıraların,
Olur ya belki utanır gider son sözlerin.
Zeynep Özer
Bilmem kaçıncı üzüntünü kurut sonbaharla.
Görünmeyen çizgiler yarat hayalinde,
Devam et belki bir gün bulursun yine.
Farz et tükendi göz bebeğin,
Kabul et bitti sığdırmaya çalıştığın kelimelerin.
Şimdi sen sus söylensin hatıraların,
Olur ya belki utanır gider son sözlerin.
Zeynep Özer
“Değişme hep bildiğim sen ol!”
Uzun bir gün olacağa benziyor.
Kapatıp gözlerimi sana açmak istiyorum.
Ne kadar yürüsem de koşuşturmana yetişemiyorum.
Benim sandığım sen olamazsın.
Şaşmıyorum artık olacaklara
Ya da yapacaklarına…
“Değişme hep bildiğim sen ol!”
Demeyi çok isterdim.
Ya sev beni ya da terk et ebedi…
Daha fazlası yok hayatın söyle içindeki beni…
Sevmiyorsun belki elimden kayıp gidiyorsun belki
Olsun sen sev de beni…
Zeynep Özer
Kapatıp gözlerimi sana açmak istiyorum.
Ne kadar yürüsem de koşuşturmana yetişemiyorum.
Benim sandığım sen olamazsın.
Şaşmıyorum artık olacaklara
Ya da yapacaklarına…
“Değişme hep bildiğim sen ol!”
Demeyi çok isterdim.
Ya sev beni ya da terk et ebedi…
Daha fazlası yok hayatın söyle içindeki beni…
Sevmiyorsun belki elimden kayıp gidiyorsun belki
Olsun sen sev de beni…
Zeynep Özer
12 Ağustos 2014 Salı
BİTMESİN HİKAYEMİZ
- Hayat başucumda dönmeyi bıraktığında,
- İnsanlar yokluğumdan haz duyduğunda,
- Bensizlik dünyaya yıldırım gibi çaktığında bile,
- Bitmesin hikayemiz…
- Yaşam kuyumda umutsuzluk çırpındığında,
- Kalbim yaşamak için değil, ölmek için attığında,
- Göz kapaklarım bomboş kaldığında bile,
- Tükenmesin sevgimiz…
- Ellerimiz titremekten sadakatsizce uyuştuğunda,
- Kulaklarımız sağır edici sessizlik karşısında yetersiz kaldığında,
- Dudaklarımız kalbimizdeki yangını
- Haykıramayacak hale geldiğinde bile,
- Yenilmesin ümitlerimiz…
- Tırnaklarımız çektiğimiz yalnızlık karşısında morardığında,
- Basamakları çıkarken yorgunluktan tıkandığımızda,
- Sabah güneş çakınca gelen ümitlerimiz
- Zifiri karanlıkta kaybolduğunda bile,
- Bitmesin hikayemiz…
- Bacaklarımız taşıdığımız yük karşısında değerini yitirdiğinde,
- Düşüncelerimiz esti satırlar gibi silindiğinde,
- Parmak uçlarımız sevgiyi hissetmediğinde bile,
- Bitmesin hayallerimiz…
Zeynep Özer
11 Ağustos 2014 Pazartesi
BIRAKIP GİDECEĞİM
Bırakıp gideceğim seni,
Palavralar atacağım herkese
Durup dururken seni anacağım
"Böylesi daha iyi oldu.” diyeceğim.
Palavralar atacağım herkese
Durup dururken seni anacağım
"Böylesi daha iyi oldu.” diyeceğim.
Ansızın belireceğim karşında,
Her an var olacağım aslında.
Her gözünü kapadığında,
Beni göreceksin sen...
Elinde son anılar,
Ağlayacaksın ardımdan.
Bırakma diyeceksin birden,
Tam da ben gitmişken.
Açacaksın ardından gözlerini,
Beni hayal edeceksin o an karşında...
Sonra birden silinip gidecek hayalim.
Yine kalacaksın tek başına.
O an bende seni anacağım
"Böylesi daha iyi oldu" diyeceğim...
Zeynep Özer
Her an var olacağım aslında.
Her gözünü kapadığında,
Beni göreceksin sen...
Elinde son anılar,
Ağlayacaksın ardımdan.
Bırakma diyeceksin birden,
Tam da ben gitmişken.
Açacaksın ardından gözlerini,
Beni hayal edeceksin o an karşında...
Sonra birden silinip gidecek hayalim.
Yine kalacaksın tek başına.
O an bende seni anacağım
"Böylesi daha iyi oldu" diyeceğim...
Zeynep Özer
YÜRÜ
Kapasam ya gözlerimi, Dinginmiş gibi denizin...
Savrulup bir o bir bu yana gitsem mi,
Ne dersin?
Çok ısrar etmem belki,
Savrulup bir o bir bu yana gitsem mi,
Ne dersin?
Çok ısrar etmem belki,
Belki çok severim terk edilmeyi
.Ama sende bilirsin,
Ben sevmem affedememeyi...
Kılı kırk yapar ama ,
Yine de severim!
Parmaklarım var hiç hissetmediğim...
Bir de kulaklarım,
Sesini dindiremediğim.
Çık gel bak ne de güzel
Yağıyor gökten umut!
Sen anla işte nasıl bir şey bu.
Ne sayıları konuşturur,
Ne de harflerin zarafetinden haberi var!
Beyaz bir bez parça al eline,
Eğer gelirsen sen de benimle,
Bedenin dik kalbin temiz olsun,
Eğer gelmezsen benimle,
Ne elinden o bez parçası
Ne de yanından aşk eksik olsun...
Güle güle sevdiğim,
Bulduğun kalp sana,
Yorduğum aşk bana,
Helal olsun....
Zeynep Özer
.Ama sende bilirsin,
Ben sevmem affedememeyi...
Kılı kırk yapar ama ,
Yine de severim!
Parmaklarım var hiç hissetmediğim...
Bir de kulaklarım,
Sesini dindiremediğim.
Çık gel bak ne de güzel
Yağıyor gökten umut!
Sen anla işte nasıl bir şey bu.
Ne sayıları konuşturur,
Ne de harflerin zarafetinden haberi var!
Beyaz bir bez parça al eline,
Eğer gelirsen sen de benimle,
Bedenin dik kalbin temiz olsun,
Eğer gelmezsen benimle,
Ne elinden o bez parçası
Ne de yanından aşk eksik olsun...
Güle güle sevdiğim,
Bulduğun kalp sana,
Yorduğum aşk bana,
Helal olsun....
Zeynep Özer
Ölü bir adamın geride bıraktığı kadına küçük seslenişi...
ne yaptın kaç gündür öyle oturdun mu bir köşede suskun ve hiç konuşmadan. benim gittiğime ağıtlar yazmadan sadece oturdun mu?
neden kalkıp gelmeye çalışmadın, neden direnmedin o kollara,
o tutulan ağıtlara neden kızmadın?
söyle kolay mı öylece kalakalmak sadece susmak ve yok oluşumu izlemek!
söyle şimdi sende çıkabilecekmisin işin içinden?
yoksa bekleyecek misin çürüyüp yok olmamı.
bekleme lütfen gel başucuma, susma lütfen konuş kabrimle...
sen konuş ki bitsin ölüm, sen konuş ki ruhumda huzur bulsun.
affettim de affedilecek tüm o şeyler için,
seviyorum de hiç söylemeye yeltenmediğin anlar için!
aç bana içinin derin hüznünü, bilmediğim ne varsa söyle bana bu gece.
söyle ki çekip gidebileyim.
oturma öylece köşede susma sanki halâ seninleymişimcesine.
ya tak kaseti aç bir türkü ya da ağla sabaha dek!
ama lütfen kalma öyle bir köşede.
hissettirme bana yalnızlığımı...
seni öyle bıraktım diye gidemedim ben,
sende yapma böyle özgür bırak içinden geçenleri.
sakın dimdik durmaya çalışma ağla doyasıya,
haykır-vur-kır-dök ardımda ne kaldıysa,
küfürler et ama lütfen kalma öyle bir köşede.
sen durdukça öyle; yaşayan ben ölen sen olacaksın.
ve ne ben seninle konuşup huzuruna kapı açabileceğim
ne de sen beni yaşamaktan bin beter bu halden çıkartabileceksin.
lütfen durma öyle bir köşede sanki gitmemişimcesine.
Zeynep Özer
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
