9 Mart 2015 Pazartesi

sevmek olmayınca

sevmek olmayınca boşluğun fevkalade bir üyesine benziyor gözlerim.
bir daha hiç yürüyemeyecek bir karınca gibi,
geleceklere karşı korunmasız.
uğruna yazamamaktır sevgisizlik.
yazıların hep aynı kelimeleri çağırdığı andır.
sevginin yokluğu yan yana giden iki muhtelif ses gibidir.
sağa dönsen yokluk, sola dönsen... öyle bir şey.
yaşam desen iki satır ileride bile değil gibi.
hırslar ölümsüzlükten nasibini almamış gibi de biraz.,.
öyle ki elinin tersi ile bile atmış olabilir.
sevgi olmayınca şarkıları beğenmez, şiirlerde anlam bulamamış olmuştur belki kalp.
beyin işlevselliğinin bir kısmını düşünmeme adına saklamıştır.
kim bilir yaşamanın aslı olmayınca kaybetmek de kazanmak da olmamıştır.

anlatsaydı ya beni...

dinlediğim şiirlerin, şarkıların beni ve hayatımı anlatmadığını hissetmek hiç iyi gelmiyor artık. olmamışlık ile olacaklık arasında yok olmuş gibi sessiz kalamıyorum. seslerim ise sadece taklit belirtir olmuş. cemal süreya'nın dediği gibi kafamdaki biletleri almış olmayı isterdim. bir şeyleri almış olmayı ve bitirmeyi. bilmeyi, ne yapacağını dibine kadar bilmeyi.
şiir dinleyerek kendimi bulmayı isterdim, beni anlatsın ben de dinleyeyim. öyle bir anlatsın ki sanki ben yazmışım ama geçmişe yollamışım. ceyhun yılmaz seslendirse mesela dinlesem, kendime kendi dilimden anlayış katsaydım.
mesela şimdi olduğu gibi saçmalasaydım. keşke tutup götürseydi sular, duyguları mı beni mi götürdüğünü bilemeden.