Baktık ki biraz daha düşünsek nefret edeceğiz, biraz daha baksak uyku haram olacak.
Değmese de sevelim dedik. Zamanı boşverdik, Körleri bir de görmeyelim dedik. ama ne biz görmemezlikten gelebildik ne de onlar bizi gördü, aynı tas aynı hamam.
Çok sonraları bir daha düşünmeyelim dedik. Bir daha sevmeyelim! Kendimize ve birbirimize yalanı apaçık bir söz verdik böylece.
Zaman geldi, an tükendiama kalan sadece bizdik. Sokakda, orada, şurada ve içeride bir sürüydüler. Bakıyor ama görmüyorlardı ki bizi. Sanki sadece bakıyolardı, anlamak bir sonraki aşama bile değildi. Ve umut bizde olmayan umut! Yine de sevebilirdik oysa bizi bizim umduğumuz gibi sevmelerini umut edemezdik.
Hakkımız da değildi değil mi? Neden olsundu ki?
En iyi yoldu sadece yazmak ve gerisi için ne olacağını artık düşünmemek.
Görmüyorlardı, olsundu görmesinler!
Sevmiyorlardı, olsundu sevmesinler!
Okumuyorlardu bizi!
Tanır gibi bile yapmıyorlardı, olsundu!
Ve en çok da değer vermiyorlardı, olsundu değerdi!
Biz bize yeter miydik? Belki olmayan umudu bizde bulurduk, kim bilir. Bir satıra bir gülücük, bir kıtaya bin sevgi derken güçlenirdik, kim bilir. Belki de sadece yardım ederdik, kör de olsalar ederdik. Belki biz sevdirirdik birbirimize tüm ince detaylarıyla hayatı. Ama ya içinden çıkılmaz o sahte kahkahalar? Onları nerede kesecektik?
Kim bilir belki birgün oturur başbaşa sessizce ağlardık, biz olurduk, biz yeterdik.
Zeynep Özer