5 Şubat 2015 Perşembe

Kalem Utanır

ve gün yine buldu bir şeyler, seni bana hatırlatacak.
o kadar hiçliğe rağmen sevindirdi mesela.
gözümü kapatasım kadar yakınıma getirdi seni.
bakışlardaki yoksulluk kadar özlemişim meğer seni.
iki adım uzaklığına da olsa...
bir ömürdeki yakınlığınla da olsa...
acı olanı da aklıma getirmemek elde değil,
bende olduğun kadar sende yokum.
sebep-sonuç ya da var-yok bu aşk.
masal kadar uzun da değil, sana güzelde belki...
yazsan kağıt yeter, kalem utanır.
tükenmez değil ya anılarımız!
uzun sayılmazdı belki de kısaydı bizde olan,
belkide yok artık bize kalan.
kalan uzaklık, kalan olmayıştı belki.
ben ortalıkta kalmışım, yok olmuşum.
rengimi sana armağan etmişim ben.
suskunluğumu seninle bozmuş,
ama yine susmuşum.
bazı bazı seslerini duyuruyor yerler.
gördüklerim sensin, gözümün kapalı olduğu da.
içimdeki ahdede bile varsın sanki.
iki zavallıdan teki bile olamayabilirim,
yalnızca bir zavallı mı yani?
teoman'ın bir şarkısından alınacak sözümüz olursa;
sonumuz böyle olmayabilirdi..
ne sen tahir olabilirsin! ne de ben zühre!





Zeynep Özer