6 Aralık 2014 Cumartesi

Gözler ve Gülüşler

Kışa bakan gülüşleri olur bazı insanların. Öyle uzaktan bakarsınız ve yinede o kış günü içiniz ısınır. Hatta biraz daha ileri gidersek belkide bakmak bile gerekmez içinizin ısınması için. Hangimizde yoktur bu tür hisler? Kim bir başkasında sevdiği şeyi sahiplenmez? Mesela ben gözlere ve gülüşlere ayrı bakarım. Gülsün isterim karşımdaki ve ben o anı izleyeyim. Hatta aklıma  kazıyayım hayatımın belli anlarında  tekrar tekrar bakmak için(!) Düşünüyorum da hayat  böyle anları karşıma çıkarmasına rağmen  hala 'tamam ben mutluyum' diyemiyorum. Ne acı, oysaki en çok sevdiğim şey onlar değil miydi? Kendimi kandırmak için çok mu erken çıkmıştım yola?
 Aslında hangimizin neyi gerçekleştirdiği ortada ama neyi istediği hep muallak. Evet muallak mutluluk. Peki neden mutluluk, Onu mu istiyoruz? Birini, bir şeyi seviyor ve onunla 'mutlu olacağımızı' sanıyoruz. Peki bu istek mutluluk üzerine mi inşa edilmiş? Sizce  istediklerimizin yolunun mutluluk olduğundan emin olmasakta, yine yol mutluluğa gitmese bile vazgeçebilecek miyiz? Derinden gelen o isteme içgüdümüzü yok sayabilecek miyiz?
İstemek, peki birazda ona değinelim. 'İstiyorum' diyoruz ama kıpırtısızız. 'İstiyorum' diyoruz ama yüzümüz gülmüyor. Nedir bu istemek, gerçekten var mı?  Yoksa koca bir yalan çemberinde mi yüzüyoruz yine(!) Bir bakıma var gibi duruyor. Ama bir bakıma da yansımalar silsilesini andırıyor. Ve hala bir baltaya sap olacak netliği yok, bence.
Hayatın aşaması gibi mutluluk/istemek... Bir gün gerçekleşeceklerine dair bir his bile o aşamada milim milim yaşatıyor aslında insanlığı.
Geldiğimiz  yerden başlarsak tekrar konuya, gülüşler. En umulmaz gülüş bile bir çok anlam içermiyor mu içerisinde? Herkesin bir kişinin gülüşünden çıkardığı anlam farklıdır aslında. Sevene başka, hislerini belirleyememiş olana başka ve nefretle tutuşana başka manalarda görünür o gülüş. Bir fotoğraf karesinde dahi olsa sevdiğim biri gülünce bende gülümserim hep. Sanki o karenin bana mutluluk borcu vardır. Sanki bir anlık bir gülümseme tanıtır bazen karşımdakini bana. Sanki alır elinden tüm duygularını kapımı çalar o gülümseme.  Ama yeter mi acaba? Karşındakinin gülümsemesi, içten bakan gözleri yeter mi?





Zeynep Özer