ne yaptın kaç gündür öyle oturdun mu bir köşede suskun ve hiç konuşmadan.
benim gittiğime ağıtlar yazmadan sadece oturdun mu?
neden kalkıp gelmeye çalışmadın, neden direnmedin o kollara,
o tutulan ağıtlara neden kızmadın?
söyle kolay mı öylece kalakalmak sadece susmak ve yok oluşumu izlemek!
söyle şimdi sende çıkabilecek misin işin içinden?
yoksa bekleyecek misin çürüyüp yok olmamı.
bekleme lütfen gel başucuma, susma konuş kabrimle...
sen konuş ki bitsin ölüm, sen konuş ki ruhum da huzur bulsun.
affettim de affedilecek tüm o şeyler için,
seviyorum de hiç söylemeye yeltenmediğin anlar için!
aç bana içinin derin hüznünü, bilmediğim ne varsa söyle bana bu gece.
söyle ki çekip gidebileyim.
oturma öylece köşede susma sanki hâlâ seninleymişimcesine.
ya tak kaseti aç bir türkü ya da ağla sabaha dek!
ama lütfen kalma öyle bir köşede.
hissettirme bana yalnızlığımı...
seni öyle bıraktım diye gidemedim ben,
sende yapma böyle özgür bırak içinden geçenleri.
sakın dimdik durmaya çalışma ağla doyasıya,
haykır-vur-kır-dök ardımda ne kaldıysa,
küfürler et ama lütfen kalma öyle bir köşede.
sen durdukça öyle; yaşayan ben, ölen sen olacaksın.
ve ne ben seninle konuşup huzuruna kapı açabileceğim
ne de sen beni yaşamaktan bin beter bu halden çıkartabileceksin.
lütfen durma öyle bir köşede sanki gitmemişimcesine.
Zeynep Özer