2 Aralık 2016 Cuma

Hislerle Gizeme Yolculuk

Havada iyice soğudu bir de üstüne soğuk bir rüzgar,
Sıcak bir çay lazım tomurcuk kokulu.
Kokladıkça şimdinin verdiği huzur...
          Bir de sen koksun buralar,
          Sessiz ol, ürkecek göçebe kuşlar.
Ben adım attıkça daha da artsın özlemim.
Göçsün kuşlar, sadece ikimiz,
İkimiz bakalım yağan yağmura.
          Belki bir kuytuda bir gün ışığı sarar bizi,
          Merhaba der bulutlar, merhaba!
Sonra sesin çoğalır kalbimde.
Her nefeste bir daha dirilirim bu soğukta,
Yeter ki ikimiz kalalım yağmurda.
Sıcak bir çay,
Ve eski bir pencere...
          İçeriye soğuk havadan birer tutam ışık girsin,
          Buğusuna saklayalım hatıraları,
          Bir şehir seçelim, ardımızdan dalgalansın.
          Duyanlar bir belirti, bir ses sansın.
Ne  şiirler ne de sözler vazgeçer bu soğuktan,
Aşkımız, bir an var oldu yokluktan,
Yeniden başlamalı insan.
Zaten eskiye gerek de yok tokluktan.
          Ya üşürse şiirler bu soğukluktan?
Isıtacak kadar büyük bir aşk varsa?
           Dinler mi şiirler, onlar dinlenmek ister.
Dinlerler çünkü bu sözleri şiirler bile ilk defa duyacak...
           Onlar zaten kelimelerle her saniye tekrar tanışmaya hevesli.
Şiirler o yüzden bu denli heyecanlıdır zaten.


Taha Çimen-Zeynep Özer