9 Mart 2016 Çarşamba

Lütfen Durun

                                                                                                                             18.05.2015


şimdi içinizden kim kalkıp gitse daha çok üzülürsünüz?
akşamlar gerçekliğini yitirir.
aslında hiç olmadığını öğrendiğimiz kim daha çok bizdedir?
biz bilir miyiz?
biz ne zaman kimi sevmeliyiz bilir miyiz?
karanlıklar gözlerimize perde çekerken kimin gözüyle açılmayı isterdik ki?
kim gelip öpsün isterdik ellerimizi?
acımızı en çok bilen olması için kime vekalet vermeliyiz?
övünmüyor, acındırmıyor diyecek olan kime?
saçmalasak bir gerçeklik için
yaşamak bize, yaşasak bize.
elimiz kolumuz öylesine bağlıyken gerçekten de mutlu muyuz?
olacak mıyız peki?
ayrılsak bile hâlâ bizde içimizde kalacak mı sevgi?
hiç gerek kalmayacak belki, hep olacak.
o sevgi olmasa da, olacak bir başkası...
olacak değil mi?
sevmeyi mi, daha fedakar olmayı mı öğrenmeliyiz,
daha içten sevmek ve sevilmek için?

hayır sadece böyle insanların varlığını kabul edip onları istememiz yeterli.
hiç çaba harcamamışken sevemez, sevilemez miyiz?
istemek çabaların ilk adımı değil mi işte!
ben sevmeyi öylesine seviyorum ki, önemli olan zaten sevmek değil mi?
insanlar tanımayı,
gözlerinin içine bakmayı,
en çok da onların gülüşlerine saklanmayı ne çok seviyorum bir bilseniz.
belki de bu yüzden asıl gelecek olan sevgi erteliyor kendini mi demeliyim?
hayır sevgi beni bulacak demeliyim,
demeliyiz.
bizi evrende dolaşan o samimi ve huzurlu sevgi her zaman bulacak.
hiç sevgiyi hissetmeden gider mi insan?                                
lütfen durun ve sevginizi haykırın.


                                                                                Zeynep ÖZER