belki de hayatı o kadar kısa zamanda istiyoruz ki olacak mı olmayacak mı diye diye zamanı dondurup izleyesimiz geliyor. ama bizim küçük parmaklarımıza tek tek işaret ettiriyor sorunları. unutmadan yaşanacak sakın unutmadan, diyor sanki. öyle güzel gerçekliğe dayandırıyor ki her şeyi biraz sonra ölebiliriz diyemiyoruz. nedeni ise biz de bile apaçık değil. öyle bir sona layığız ki sonu olmamalı. çünkü o kadar geç başlıyor ki. erkenden bize göze kırmaya can atmıyor adeta. neyi ve nedeni bekliyoruz sorsak cevap verecek olan kayıp. biz kayıbız. okuduğumuz iki satırın bize kattığı o son demde bile huzura koşma aşkıya gezinirken biz, zamanı öyle bir yok sayıyoruz ki.
şimdi kalkıp gitsek mi aklımız başımıza döner, kalıp çelişsek mi?şimdi bilemediğimiz şeyleri sandala emanet mi edelim? yoksa bir kıyıdan diğerine umutlar fazla mı gelir?
şimdi örselenmiş mutluluklara mı inanalım? yoksa ucu açık laflara mı?